gurbetten - Blogcu


gurbetten

4/5/2008 - BASAMAKLARDA UNUTULAN VEFA

Kategori: kissadan hisse
 
Beni de götürsen İstanbulâ, senden başka dayanagım yok. diyerek tuttu titreyen elleriyle oglunun bileginden. Ne olur! dedi, Ne olur, beni de götür ogul; tek başıma yapamıyorum buralarda. Anadolunun tozlu, topraklı köylerinin kavak yeli kokan diliyle serzenişte bulundu evladına. Yalnız kalmak artık tak demişti canına. Oglundan gelen cevap, yaşlı gözlerini donuklaştırıverdi: Olmaz ana; biliyorsun, götüremem seni! Damarları çıkmış, derisi büzüşmüş cefakar elleriyle yazmasını düzeltti: Yakınında bir yere oturtsan beni oglum; tövbe, girmem evine; düzeninize karışmam! Arada bir torunlarımı severim. Yok, onu da istemezsen, dışarı bile çıkmam. Yeter ki, yakınında olayım evladım! Sesinde acı bir feryat gizliydi aslında. Birkaç kez yutkundu. Biricik evladından gelen cevap olumsuzdu. Zeynep Nine bakakaldı oglunun arkasından.

Yaşlıydı, hastaydı. Gözlerinde kalın çerçeveli bir gözlük vardı. Yazmasını başından çenesinin altına dolandırıp baglardı. Bir ucu yanıktı yazmasının, gönlünün bir yanının hep yanık oldugu gibi. Yalnızlık, belini biraz daha bükmüştü. Gözlerinden süzülen birkaç damla yaş, sanki daha da artırmıştı yorgun yılların remzi olan göz kenarlarındaki çizgileri. Garip kalmıştı yine Zeynep Nine. Ogluna bir yuva kurmuştu mutlu olsun diye; ama o yuvada şimdi yeri yoktu. Gelini kesin kararını vermiş; Ya o, ya ben diyerek Zeynep Nineye evinin ve gönlünün kapılarını tamamen kapatmıştı. Halbuki bir huysuzlugu da yoktu Zeynep Ninenin; sessiz ve sakindi, ne etliye ne sütlüye karışırdı. Ama gel gör ki, yaşın getirmiş oldugu istenmeyen sakarlıklar ve bitmeyen hastalıklar Zeynep Nineyle gelini arasına soguk bir duvar gibi girmişti. Hal ki böyle olunca torunları da ogluyla beraber hasret defterine eklenmişti yaşlı kadıncagızın.

Gitmişti biricik evladı. Anacıgını bir sürü dertle bırakıp gitmişti. Evinin duvarına yaslandı önce, sonra dut agacın gölgesinin düştügü yere oturdu. Uzayıp giden tozlu yolların kıvrımlarına dalıp gitti. Şalvarına yapışan çamurların kuruyanlarını temizledi. Kuru bir yaprak düştü kucagına. Alıp ezdi avuçlarında. Gözleri yaşla doldu yine. Yalnızlık çok zordu. Oglunun gidişinden çok, vefasızlıgı hırpalamıştı ruhunu. Eşini kaybettiginde bile bu kadar üzülmemişti. Bir an dalıp gitti mazi yamaçlarına. Oglunun okula başladıgı gün geldi aklına. Dut agacının altında taramıştı saçlarını biricik evldının. Bazlama yapmıştı Zeynep Kadın o gün evladı için. Yanına da sıcacık tarhana çorbası. Tarladan da kıpkırmızı domates getirmişti. Zeynep Nine birden çocuklar gibi masumlaştı, nemlenen gözlerini avuç içleriyle sildi. Oturdugu dut agacının gölgesinden kalktı. Gün, akşama dönüyordu. Zeynep Nine ömrünün akşamında hüzünle arkadaştı artık.

Zaman, Zeynep Ninenin yaşlılıgını git gide artırıyordu. O yılın kasım ayı sonlarına dogru kalın çerçeveli, kocaman gözlügünü taktıgı gözleri görmez oldu. Zaten güç bela yaptıgı işleri daha da zorlaşmıştı. Allahtan, komşuları hal ve hatırını soruyor, ihtiyaçlarını görmeye geliyordu. Oglu, çok sonraları ögrenecekti annesinin gözlerinin agma kaldıgını. Zeynep Nine de yeni bir ümit peyda olmuştu. Acaba diyordu, Acaba ömrümün görmeyen gözle geçecek bu son demlerini, onların yanında geçirebilir miyim? Yalnızlık iyice koyulaşmıştı ufkunda ihtiyar kadının. Bir de evinin kapısına çıkan o koca tümsek¦ Merdiven yoktu kapısının önünde, toprak bir tümsek üzerinden geçip öyle varabiliyordu kapısına. Gözleri görürken bile zor çıktıgı bu tümsegi şimdi nasıl çıkacaktı? Ama evladı onu bu hâlde bırakmazdı, evine koymasa da yakınlarında bir yerde ev tutup onu da götürürdü İstanbullara¦ Bekliyordu, oglundan bir soluk bekliyordu Nihayet bir gün muhtar, oglundan haber getirdi Zeynep Nineye. Anasının gözlerinin görmedigini ögrenen ogul, ömrünün son demlerinde rahat etsin diye, evinin önüne merdiven yaptıracaktı yaşlı kadının. Oglun, kapının önüne basamak yaptıracak Zeynep Ana, sen inip çıkarken zorlanma diye Muhtarın bu cümlesi zavallı kadının son ümitlerini de boşa çıkarmıştı. Tamam dedi, yaşlı ve yaslı gönlünü avutmaya çalışarak. Allah razı olsun.diye ekledi. Öyle ya, bunu da yapmayabilirdi. Muhtar, evin önüne basamaklar yapılıncaya kadar Zeynep Nineyi evinde misafir edecekti.

Basmakların tamamlandıgı günün sabahında, oglu geldi Zeynep Ninenin. Evlerinin önünde durdu, basamaklar tam Zeynep Nineye göre yapılmıştı. Fazla yüksek olmayan, yan tarafında demir parmaklıgı olan¦ Saydı: Bir, iki, üç¦ Tam yedi basamak vardı. Evin boyası eskimiş kapısına baktı. Dudakları titredi, gözleri doldu. Dut agacın gölgesi düşmüştü yine duvar kenarına. Biraz ilerde anacıgının kendisine mis gibi tarhanalar pişirdigi ocagı gördü. İçi burkuldu, küt diye bir şey düştü sanki gönlünün vefasız yanına. Bu sırada bir el dokundu omzuna: Başın sag olsun Bilal! Başı öne düştü Dostlar sag olsun.derken. Yukarı mahalleden eski bir arkadaşıydı gelen. Çok iyi insandı Zeynep Teyze. Az ekmegini yemedim Bilal, inşallah mekanı Cennet olur diye ekledi eski dost. Sustu vefasız ogul. Yutkundu. Islanan yanaklarını silerken şunları söyleyebildi: Bu basamakları onun için yaptırmıştım. Kolay inip çıksın diye Arkadaşı kafasını salladı, yüzü hüzne döndü: ah Keşke buraya basamak yaptırana kadar, kendi ellerinle anacıgının gönlüne basamaklar yapsaydın. Olmadı be arkadaş, sana yakıştıramadık duyduklarımızı, gördüklerimizi. Çok yalnız bıraktın Zeynep Teyzeyi. Hiç olmazsa arada bir gelip hatırını sorsaydın, gönlünü alsaydın. Neyse, tekrar başın sag olsun  ,Ne dogru konuşmuştu eski dost. Yüregi ezildi Bilalin, gözleri doldu: Bir kez bile çıkamadın bu basamaklardan. Keşke hayırlı bir evlat olup ben senin gönlüne çıkabilseydim basamak basamak. Anacıgım, hakkını helal et bu vefasız ogluna. Ne olur, hakkını helal et!                            ALINTI

                             Hz :Peygamber(s.a.v) demistirki     
genc bir insan yasli birisine ihtimam gösterirse, yaslandiginda ALLAH da
                        ona ihtimam gösterecek birisini nasib eder
Anne ve babasinin yasliligina yetisip de cenneti kazanamayinin vay haline

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

Bedava Online Sayac

Son yazılarım

TUZLU KURABIYELER: P:D:C:E: 23
Başlıksız
YOGURTLU PIRASA
BASAMAKLARDA UNUTULAN VEFA
Başlıksız
yemlik salatasi ( mutluluk tarifi)
ANNEM USULU HURMA ( KALBUR BASTI)
misket köfteli kereviz
SÜKÜR YARAB
GÜL POGACALAR ..P:D:C:S:E 21

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv

Kategoriler

  • alman mutfagi
  • corbalar
  • Gönlüme dokunanlar
  • Hamur isleri
  • kissadan hisse
  • manti cesitleri
  • sivas mutvagi
  • Tatlilar Pastalar Kekler
  • Arkadaşlarım

    yemektariflerimiz59
    kadininmutfagi
    lezzetlisofralar
    1beyazkardelen
    balgibi25
    rhbg
    tees
    arzumcum
    zehra50
    rufeydem
    ngr
    hamdivehusnucan
    enisim
    oktayusta
    nurom
    ziyafetsofrasi
    baharhabercisiyim
    kevserekanmak
    2563
    sevgimerkezim
    guldilara
    geldostagidelim
    cupcakes
    dostilleri
    meleksoylu
    snimet
    mgezer38
    nuryagmurumsun
    okyonusmelegi
    zeynaa
    mutlugul
    gulbektas
    Glitter 

</td>
</tr>
</table>



</center>

	<style type=